21 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan bir makaleye göre, "Google DeepMind" şirketinin ilaç keşfi alanında uzmanlaşmış yan kuruluşu "Isomorphic Labs", yapay zeka tabanlı yeni bir model tanıttı. Bu model, potansiyel terapötik moleküllerle proteinlerin etkileşimini tahmin etme yeteneğine sahip. Ancak, "AlphaFold" gibi açık kaynaklı araçlardan farklı olarak, "IsoDDE" adlı bu modelin detayları kamuoyuna açıklanmıyor.
Redaksiya, "Isomorphic Labs" tarafından geliştirilen "IsoDDE" modelinin, 10 Şubat'ta yayınlanan 27 sayfalık teknik raporda açıklandığını bildiriyor. Bu raporda, modelin proteinlerin potansiyel ilaçlar ve antikor yapılarıyla etkileşimini doğru bir şekilde tahmin etme gibi başarıları kaydediliyor. Ancak, "AlphaFold" gibi açık kaynaklı yapay zeka sistemlerinden farklı olarak, "IsoDDE" özel niteliktedir ve teknik belgede benzer sonuçlara nasıl ulaşıldığına dair çok az bilgi bulunmaktadır.
Kolombiya Üniversitesi'nden hesaplamalı biyolog Muhammed El-Quraishi, "IsoDDE" modelini "AlphaFold4" seviyesinde bir gelişme olarak değerlendiriyor, ancak modelin detaylarının bilinmemesinden endişesini dile getiriyor. "IsoDDE"nin arkasındaki modellerin diğer girişimlerden "kökten farklı" olduğunu belirten "Isomorphic" şirketinin başkanı Max Jaderberg, modelin "sırrını" açıklama niyetinde olmadığını kaydediyor. Bu başarının "hesaplama, veri ve algoritmaların" bir kombinasyonu olduğunu vurguluyor. "Isomorphic" şirketi, "Johnson and Johnson", "Eli Lilly" ve "Novartis" gibi ilaç şirketleriyle ilaç geliştirme konusunda anlaşmalar yapmış ve kendi iç projelerine de sahiptir.
Makalede, "IsoDDE" modelinin, potansiyel ilaçların proteinlere bağlanma gücünü tahmin etmede "Boltz-2" gibi açık kaynaklı modellerden ve fizik tabanlı yöntemlerden daha üstün olduğu belirtiliyor. Ayrıca, modelin, milyarlarca dolarlık satış hacmine sahip terapilerin temelini oluşturan antikorların hedeflerle etkileşimini tahmin etmede de yüksek sonuçlar verdiği kaydediliyor. "Boltz-2" modelinin kurucu ortağı Gabriele Corso, "IsoDDE"nin elde ettiği sonuçlarda özel verilerin önemli bir rol oynamadığına inanıyor ve açık kaynaklı verilerle daha fazla ilerleme kaydetmenin mümkün olduğunu belirtiyor.
