Putin, Ukrayna savaşını Batı'nın politikalarıyla ilişkilendirdi

Putin, Ukrayna savaşını Batı'nın politikalarıyla ilişkilendirdi

Sevinc Kərimova · Siyasət ·

Ukrayna etrafındaki durum, uluslararası arenada artan gerilimle birlikte karmaşık bir jeopolitik manzaraya dönüşmüştür. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in son konuşmaları, çatışmanın kökleri ve gelecekteki perspektifleri hakkında önemli noktaları ortaya koymaktadır. Bu konuşmalar, aynı zamanda Batı ülkeleri ile Rusya arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine ve çatışmanın daha geniş bir coğrafi alana yayılacağına dair endişeleri artırmaktadır.

Redaksiya'nın verdiği bilgiye göre, 15 Ocak'ta 34 ülkenin büyükelçilerinden güven mektuplarını kabul töreninde konuşan Putin, barıştan bahsetse de Ukrayna'yı savaşın devam etmesiyle tehdit etmiştir. Özellikle, "Rusya tarafından yeni ve adil bir güvenlik mimarisiyle ilgili girişimlerin esaslı bir şekilde tartışılmasına dönmeyi" teklif etmiş ve Ukrayna'yı savaşın devam etmesinden sorumlu tutmuştur. Ona göre, Ukrayna etrafındaki kriz, Rusya'nın çıkarlarının dikkate alınmamasının ve NATO'nun sınırlara doğru ilerlemesinin doğrudan bir sonucudur. Putin, Batı'nın "kamuya verdiği" vaatlere rağmen bu adımları attığını belirtmiştir. Ayrıca, uluslararası arenadaki durumun "giderek daha fazla degradasyona uğradığını" kaydederek, diplomasinin tek taraflı, hatta tehlikeli eylemlerle yer değiştirdiğini ifade etmiştir.

Enstitü uzmanları, Putin'in taleplerinin, ABD tarafından teklif edilen 28 maddelik plan ve sonraki barış planlarında belirtilenlerden daha geniş olduğunu vurgulamaktadır. Putin'in 2021 ve 2022'deki ilk askeri hedeflerine bağlı kaldığını ve bu hedeflerin yalnızca Ukrayna ile sınırlı olmadığını belirtmektedirler. ISW'de, eğer NATO, Putin'in 2021 sonlarında ileri sürdüğü ve 15 Ocak 2026 tarihli konuşmasında belirttiği ültimatomları yerine getirseydi, bunun NATO'nun dağılmasına ve Avrupa güvenlik mimarisinin yeniden gözden geçirilmesine neden olacağını bildirmektedir. ABD Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) tarafından yapılan analizler, Rus diktatörünün askeri hedeflerinin Ukrayna ile sınırlı olmadığı sonucuna varmıştır. Rusya Devlet Başkanı'na göre, Ukrayna'daki savaş, Batı'nın Rusya Federasyonu'nun çıkarlarını dikkate almamasının, NATO'nun genişlemesinin ve sözde bu konuda kamuoyuna verilen vaatlerin ihlal edilmesinin "doğrudan bir sonucudur". Analistler, Putin'in yalnızca Ukrayna ile ilgili ve NATO'nun radikal yeniden yapılandırmasını öngörmeyen bir barış düzenlemesiyle yetinmeyeceğini belirtmektedirler. Onlara göre, diktatörü aynı zamanda NATO'nun radikal yeniden yapılandırması da ilgilendirmektedir.