150 yıl önce Azerbaycan halkı Müslüman Doğu'sunda demokratik bir gazete kurmayı başardı. 22 Temmuz 1875'te “Ekinçi” ile faaliyete başlayan Azerbaycan milli basını, halkımızın milli şuurunun oluşmasında, milli-manevi değerlerimizin korunmasında başlıca rol oynamıştır.
Bağımsızlık döneminde ise Azerbaycan medyası yeni bir gelişim aşamasına adım attı. Ulu önder Haydar Aliyev tarafından sansürün kaldırılmasına yönelik ileri sürülen girişim, özgür basına ivme kazandırdı. Azerbaycan gazeteciliği daha da gelişerek, toplumda çok olumlu bir rol oynamaya başladı. Milli basınımız bu yıllar boyunca itibarını ve profesyonelliğini daha da artırdı. Enformasyon cephesinde Azerbaycan'ın konumu her geçen yıl güçleniyor.
44 günlük Vatan Muharebesi'nde ise Azerbaycan medyası tamamen farklı bir prizmadan azmini gösterdi. Medya için de yeni yükümlülükler belirlenmişti ve Azerbaycan medyası enformasyon savaşında da üstünlüğünü korudu. Düşmanın provokasyonları yüksek profesyonellikle engellendi. 44 günlük Vatan Muharebesi'nde Azerbaycan aynı zamanda enformasyon cephesinde özel bir aktiflik sergiledi. Ermeni tarafı dezenformasyon politikasını sürdürüyordu. Bununla birlikte, dünya Karabağ'da yaşananlarla ilgili en operatif, doğru bilgileri Azerbaycan'dan alıyor, gerçek hakikat dünyaya beyan ediliyordu. Bu anlamda Büyük Zaferimizde medyanın rolünü özellikle belirtmeliyiz. Bugün dünyada güç faktörü aynı zamanda enformasyon mücadelesinde elde edilen üstünlükle karakterize ediliyor. Bu anlamda savaş meydanında savaş bitse de, enformasyon cephesinde mücadele bitmedi ve görünen o ki devam edecek.
Bugün yapay zeka döneminde, en tehlikeli eğilimlerden biri olan siber güvenlik ve dijital saldırılar döneminde basının da karşısında yeni yükümlülükler duruyor. Teknolojinin gelişimiyle enformasyon yayımı daha riskli hale geldi. Bu sebeple medya okuryazarlığının artırılması bir zorunluluğa dönüştü. Mevcut çağrılara karşı etkili mücadele yöntemleri test ediliyor.
Tesadüf değildir ki, bugünlerde Hankendi'de düzenlenen 3. Şuşa Küresel Medya Forumu da modern dönemin gerçekleri fonunda medyanın rolünü, önceliklerini gündeme getirdi. Bugün Azerbaycan medyasının karşısında duran temel görevlerden biri prensiplilik, sahte ve yalan bilgilere dayanan kampanyaların küresel düzeyde yayıldığı bir ortamda devletçilik çıkarlarını yüce tutmak, vatandaşlarımızın eksiksiz ve doğru bilgi edinme haklarını sağlamaktır. Maalesef, bazı durumlarda taraflı çevrelerin medyayı etkisi altına almak, devlete ve topluma karşı kullanmak çabalarına şahit oluyoruz. Milli çıkarları göz ardı ederek taraflı çevrelerin maşası haline gelen milli hainlerin, unsurların elbette Azerbaycan basınıyla bir ilgisi yoktur. Azerbaycan'ın milli basını her zaman sınavlardan alnının akıyla çıkmıştır. Milli çıkarlar her zaman Azerbaycan basını için öncelik olmuştur.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in de söylediği gibi, “biz tek bir siyaset yürütüyoruz. Devlet ve medya milli çıkarları savunuyor. Milli meselelerde hiçbir dış fikir olamaz”.
Milletvekili
Könül Nurullayeva
