Bakü'nün bir sonraki diplomatik zaferi – Ermeni yanlılarını geri çekilmeye zorlayan anlaşma

Bakü'nün bir sonraki diplomatik zaferi – Ermeni yanlılarını geri çekilmeye zorlayan anlaşma

Sevinc Kərimova · Siyasət ·

1 Eylül'de AGİT Bakanlar Konseyi, AGİT Minsk Süreci ve ilgili yapılarının kapatılmasına dair bir karar kabul etti. Minsk sürecinin kapatılmasına ilişkin karar, teşkilata üye 57 ülke tarafından oybirliğiyle kabul edildi. Karara göre, eski Ermenistan-Azerbaycan ihtilafıyla ilgili olarak AGİT çerçevesinde zamanında kabul edilmiş tüm kararlar yürürlükten kalkmış ve geçersiz sayılmaktadır.

Editörlük, konuyla ilgili "Kaspi" gazetesinin makalesini sunuyor:

Anti-Azerbaycan güçlerinin kabusu

Belirtmek gerekir ki, 2020'deki 44 günlük savaş ve 2023'te gerçekleştirilen antiterör tedbirleri sonucunda Azerbaycan toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tam olarak restore etmiştir. Karabağ ihtilafı kesin olarak çözüme kavuşmuştur. Vatan Savaşı'nın sonuçlarına uygun olarak, ortaya çıkan yeni gerçekler ışığında eski Minsk grubunun faaliyetlerinin artık hiçbir önem taşımadığı açıktı. Resmi Bakü bu yıllar boyunca Minsk grubunun lağvedilmesi meselesini sürekli gündeme getirse de, eşbaşkan ülkeler ve en önemlisi Ermenistan, bu kararın kabul edilmesine yapay engeller çıkarıyor, çeşitli bahaneler ileri sürüyorlardı. Çünkü ihtilafın çözümü, güçlü ve bütün bir Azerbaycan gerçeğinin tam bağımsız bir siyasi kursla birleşmesi anlamına geliyordu ki bu da Güney Kafkasya'da kendi sinsi planlarını gerçekleştirmek isteyen uluslararası çevrelerin en büyük kabusu demekti.

Ermeni yanlılarını geri çekilmeye zorlayan anlaşma

Ancak, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yürüttüğü tutarlı ve kararlı siyaset, diplomatik hamleler, yeni gerçekliğin doğurduğu sonucun - Minsk grubunun lağvedilmesi zorunluluğunun - mantıksal bir sonuca ulaşmasında önemli rol oynadı. Daha üç yıl önce Azerbaycan ve Ermenistan'ın birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıdığını beyan etmesi, Dağlık Karabağ sorununun kesin olarak çözüldüğünün ilk mesajıydı. Bununla birlikte, başta Fransa ve ABD'nin eski yönetimi olmak üzere, Ermeni lobisinin etkisi altında Erivan'ın Minsk grubunun feshedilmesi talebine karşı çıkmasına zemin hazırlıyordu. Resmi Bakü'nün askeri-siyasi zaferinin yarattığı gerçekler, ayrıca uluslararası alanda meydana gelen ciddi değişiklikler, özellikle de Donald Trump'ın ABD başkanı seçilmesi bu konuda belirleyici rol oynadı. Tam da Beyaz Saray liderinin doğrudan girişimiyle Washington'da imzalanan tarihi anlaşmalar, Erivan da dahil olmak üzere Minsk grubunun lağvedilmesine karşı çıkanları bir oldu bitti karşısında bıraktı. Tesadüf değildir ki, Washington'da barış metninin paraflanmasından, Azerbaycan ve Ermenistan'ın AGİT'e ortak başvurularından sonra, Güney Kafkasya'da uzun yıllar yıkıcı faaliyetleriyle öne çıkan Fransa, bu girişimi destekleyen bir açıklama ile hemen ortaya çıktı. Bir süre bekledikten sonra Rusya da benzer bir yaklaşım sergiledi.

Bakü tutarlı tutumunu sürdürecek

Böylece, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında da vurgulandığı gibi, söz konusu kararın kabulü, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin zamanında işgal edilmiş toprakları üzerindeki egemen kontrolünü ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesinin, böylece Ermenistan-Azerbaycan ihtilafına son verilmesiyle ilgili gerçeğin ve Azerbaycan tarafından ileri sürülen barış gündeminin uluslararası düzeyde kabul edildiğinin bir göstergesidir. Bu karar aynı zamanda 8 Ağustos'ta Washington'da yapılan görüşmede Azerbaycan ve Ermenistan arasında normalleşme süreciyle ilgili olarak elde edilen anlaşmaların pratik olarak uygulanması yönünde önemli bir adımdır. Azerbaycan bundan sonra da bölgede barışın ve istikrarın güçlendirilmesi yönünde uluslararası hukuka dayalı prensipli ve tutarlı tutumunu sürdürecektir.

Revanşistlere ağır darbe

Azerbaycan'ın elde ettiği bu muhteşem diplomatik zafer, Dağlık Karabağ kartının Bakü'ye karşı bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin olarak etkisiz hale getirdi. Bu aynı zamanda, Erivan'daki revanşist güçlerin bayraklaştırdığı Madrid, Kazan, Key West ve benzeri "ilkeler"in yansıtıldığı belgelerin de hiçbir hukuki gücünün kalmadığının bir teyidi demektir.

Uluslararası tepki

Kabul edilen kararla ilgili uluslararası tepkiler de resmi Bakü'nün tutumuna tam desteğin ifadesi olarak değerlendirilebilir. Örneğin, AGİT PA Başkanı Pere Joan Pons, AGİT Bakanlar Konseyi'nin Minsk Süreci'nin kapatılmasına ilişkin kararını memnuniyetle karşıladı. AGİT PA Başkanı, "Diyaloğa dayalı bu tarihi adım, Güney Kafkasya'da kalıcı barış yolunu güçlendiriyor. Biz bu süreci desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

AGİT'in görevdeki başkanı, Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'in de Minsk grubunun lağvedilmesi kararına tepkisi takdire şayandır. E. Valtonen, "Ermenistan ve Azerbaycan'ı barışa ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik tarihi anlaşmalar ve bunların derhal uygulanmasına başlama kararı münasebetiyle bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Onların ortak başvurusuna hemen yanıt verdim ve süreçteki güzel işbirliği için taraflara içtenlikle teşekkür ediyorum" dedi.

Rusya tarafı da AGİT Minsk grubunun feshedilmesi kararını haklı buluyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Mariya Zaharova, "Bu adımı haklı buluyoruz, bölgedeki durumun köklü değişimi açısından gerekçelendirilmiştir" dedi.

Görüldüğü üzere, 30 yıl boyunca Azerbaycan topraklarının işgaline hukuki bir kılıf giydirerek onu meşrulaştırmaya çalışan Minsk grubu artık mevcut değil. Önümüzde ise Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in öngörülü siyasetinin yarattığı bir başka perspektif gerçeklik bekliyor - barış anlaşmasının imzalanması, Zengazur koridorunun açılması. Bunun için Erivan'ın yerine getirmesi gereken talepler de bellidir.