“Resmi Bakü ve Elysee Sarayı, parlamento diplomasisi çerçevesinde yeni diyalog imkanları arayışında. Bu açıdan gelecekte hem Azerbaycanlı hem de Fransız parlamenterlerin karşılıklı ziyaretleri dışlanmıyor.”
Editörlük haber veriyor ki, bu görüşleri XQ'ye özel açıklamasında Milli Meclis milletvekili, Uluslararası İlişkiler ve Parlamentlerarası Bağlantılar Komitesi üyesi Elçin Mirzəbəyli dile getirdi. Onun sözlerine göre, ülkemiz Fransa ile ilişkileri normalleştirmeye hazır: “Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın 7 Kasım'da yaptığı “Fransa ile ilişkilerde yeni sayfa” açıklaması ve milletvekillerinin olası ziyaretleriyle ilgili bilgiler olumlu bir sinyal olarak değerlendirilse de, 16 Kasım'da Fransa Senatosu'nun Azerbaycan'a karşı bir başka taraflı karar alması diyaloğa ciddi bir darbe vurdu. Bu, Paris-Bakü ilişkilerinde kurumsal ayrışmanın henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor.”
“İkinci Karabağ Savaşı'ndan sonra Güney Kafkasya'da oluşan yeni jeopolitik düzen, sadece bölge ülkelerinin değil, aynı zamanda dış güçlerin de mevcut ilişkilerini yeniden değerlendirmesini zorunlu kıldı. Özellikle Fransa ile Azerbaycan arasında gözlemlenen gerilim, hem bölgedeki değişen gerçekliklerden hem de Paris'in Ermenistan ile ilişkilerinden kaynaklanan dengesizlikten ileri geliyordu” diye Elçin Mirzəbəyli belirtti.
Milletvekili, ilişkilerin bazen açık çatışmaya kadar yükseldiğini, ancak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Tiran'da Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmelerin ardından belirli bir yumuşama eğiliminin oluştuğunu kaydetti. Ancak bu dinamiyi normalleşme olarak adlandırmanın henüz erken olduğunu vurgulayan E. Mirzəbəyli, sürecin sürdürülebilir olması için sadece siyasi iradenin değil, aynı zamanda yıllardır oluşmuş stereotiplerin ve lobi etkilerinin ortadan kaldırılmasının da gerektiğini belirtti: “Hem Azerbaycanlı hem de Fransız parlamenterlerin karşılıklı ziyaretleri hakkında yayılan bilgiler, tarafların parlamento diplomasisi çerçevesinde yeni diyalog imkanları arayışında olduğunu gösteriyor. Ancak şunu da belirtmeliyim ki, Fransa Senatosu'nun kararları, Paris'te Ermeni diasporu ve lobi örgütlerinin etkisinin hala güçlü olduğunu teyit ediyor.”
Azerbaycan-Fransa ilişkileri Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinden ne kadar bağımlı?
Bu konuda konuşan komite üyesinin sözlerine göre, Azerbaycan ile Fransa arasında tarihsel olarak siyasi diyalog mevcut olsa da, son dönemlerde Paris'in Ermenistan ile ilgili tek taraflı tutumu karşılıklı güvene ciddi zarar verdi: “Ermenistan faktörü, Fransa-Azerbaycan ilişkilerinin temel tartışma noktalarından biridir. Paris'in uzun yıllar Erivan ile özel ilişkiler sürdürmesi ve diaspora etkisi bu politikanın oluşmasında önemli rol oynadı.”
Milletvekilinin görüşüne göre, Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasının imzalanması iki ülke ilişkilerine olumlu etki edebilir, ancak bu, tam normalleşme için yeterli sayılamaz. Çünkü sorunlar sadece Ermenistan ile ilgili değil. Meselenin temelinde Fransa'nın bölgeyi jeopolitik etki alanı olarak görmesi, Azerbaycan hakkındaki eskimiş stereotipler ve Paris'in kendi iç siyasi dinamizmi yatıyor.
Milletvekili ayrıca, barış anlaşması imzalanırsa, bölgedeki gerilimin azalmasının Paris'in sert tutumu için dayanaklarını zayıflatabileceğini, Avrupa Birliği ile ülkemiz arasındaki işbirliğinin daha istikrarlı bir nitelik kazanacağını kaydetti. Ancak Fransa-Azerbaycan ilişkilerinin karmaşık ve çok yönlü etkilerin kesiştiği bir aşamadan geçtiğini unutmamak gerekir. Fransa Senatosu'nun düzenli taraflı kararları, ülkedeki siyasi ortamın istikrarlı olmadığını gösteriyor ve tam normalleşme için hala belirli bir mesafe var. Yani Bakü-Erivan nihai barışının Azerbaycan-Fransa ilişkilerine olumlu etki etme olasılığı yüksek olsa da, bu ilişkilerin tamamen pürüzsüz bir mecraya girmesi sadece bölgesel gerçekliklerle değil, aynı zamanda Fransa'nın kendi politikasını yeniden yapılandırma iradesiyle de ilgili olacaktır.
