Araçların yerleşik sistemlerine entegre edilmiş USB portları aslında cihazları enerjiyle beslemek için değil, veri aktarımı için tasarlanmıştır.
Redaksiya'nın verdiği bilgiye göre, birçok sürücü alışkanlık gereği telefonunu yolda şarj etmek için aracının USB portuna takıyor. Ancak uzmanların araştırmalarına göre, batarya sağlığını korumak ve hızlı şarj elde etmek istiyorsanız bu kötü bir fikir.
Bunun nedeni, araçların yerleşik sistemlerine entegre edilmiş USB portlarının aslında veri aktarımı (örneğin Android Auto veya CarPlay için) amacıyla tasarlanmış olması, cihazları enerjiyle beslemek için değil. Çıkış akımları genellikle çok düşüktür; bu da şarj işleminin çok yavaş olmasına neden olur, HowToGeek yazıyor.
"Şarj için" olarak işaretlenmiş portlar bile, genellikle büyük bataryalara ve hızlı şarj desteğine sahip modern akıllı telefonlar için yeterli gücü sağlamaz.
Yakın zamanda bir materyal yazarı, Samsung S25+ modelini aracındaki USB-C portuna bağlayarak şarj etmeye karar verdi. Telefonun pil seviyesi %56 idi. Telefonun hızlı şarj olacağını bekliyordu ancak ekranda tam şarj için 2 saat 51 dakika gerektiği bildirildi. Normal bir şarj adaptörüyle cihaz 30 dakika içinde %0'dan %50'ye kadar şarj olabiliyor.
Uzmanlar, yerleşik USB portlarını kullanmaktan kaçınmayı ve bunun yerine 12V çakmak soketine (DC konektörü) takılan bir adaptör, örneğin UGREEN 130W kullanmayı tavsiye ediyor.
Bu tür soketler, telefonları, tabletleri, dizüstü bilgisayarları ve diğer cihazları doğrudan araçta hızlı ve verimli bir şekilde şarj etmek için yeterli olan daha yüksek akım ve 120–240W güç için tasarlanmıştır.
Kısacası: Araç USB portları çok yavaştır, bu nedenle normal şarj hızı için çakmak soketinin 12V konektörüne takılan ayrı bir araç şarj cihazı kullanmak daha iyidir.
Daha önce uzmanlar, çıkarılabilir bataryalara sahip en iyi 5 yeni Android akıllı telefonu seçmişlerdi. Sökülebilir tasarım, bataryayı bağımsız olarak değiştirebileceğiniz ve cihazın ömrünü uzatabileceğiniz anlamına gelir.
Kullanıcılara ayrıca telefonda yeşil bir nokta yandığında ne yapmaları gerektiği açıklandı. Bu, bir virüs veya sistem arızası değil, yerleşik bir güvenlik özelliğidir.
