Karabağ'dan Türk birliğine: yeni iş birliği dönemi – YORUM

Karabağ'dan Türk birliğine: yeni iş birliği dönemi – YORUM

Sevinc Kərimova · Siyasət ·

Karabağ'ın düşman işgalinden kurtarılması sadece Azerbaycan'ın değil, bütün Türk dünyasının kaderinde yeni bir sayfa açtı. Karabağ bugün Türk birliğinin sembolüne dönüşerek hem siyasi hem de manevi açıdan ortak bir değere dönüştü. Kardeş ülkelerin –Türkiye'nin, Özbekistan'ın, Kazakistan'ın, Kırgızistan'ın ve nihayet Türkmenistan'ın Karabağ'ın yeniden inşasına verdiği katkılar Türk dayanışmasının gerçek bir örneğidir. Türkmenistan'ın Füzuli'de “Dostluk ve Kardeşlik Camii” inşa edeceğine dair haber Türk dünyasının gelecekteki birlik fikrini daha da güçlendiriyor.

Azerbaycan bu tarihi sürecin merkezinde durarak Türk devletlerini birleştiren stratejik projelerin lokomotifine dönüştü. Bu, sadece bölgesel iş birliği değil, Türk tarihinin yeni Altın çağının yazılması demektir.

Bu fikirleri AZERTAC'a verdiği röportajda Milli Meclis milletvekili Mehriban Valiyeva söyledi.

Türkmenistan'da tarihi görüşme

Milletvekili, 22 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Türkmenistan Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov'un davetiyle gerçekleştirdiği çalışma ziyaretinin Türk dünyası için önemli bir olay olduğunu vurguladı. Ziyaret kapsamında ikili ve üçlü formatta görüşmeler yapıldı. Özellikle Türkmenistan–Azerbaycan–Özbekistan liderlerinin ilk üçlü Zirve görüşmesi tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in sözleri bu iş birliğinin özünü açıkça ifade etti: “Halklarımızı ortak tarih, kültür, dil ve din birleştiriyor. Geleneklerimiz benzerdir, dostluk ve kardeşlik ilişkilerimiz yüzyıllar boyunca pekişmiştir. Enerji, ulaştırma, lojistik, dijitalleşme ve kültürel ilişkilerde çok güzel perspektifler var.”

Bu beyanat Türk devletleri arasında dayanışmanın gelecekteki yönlerini belirleyen stratejik vizyonu ortaya koydu.

Küresel öneme sahip iş birliği

Türkmenistan ve Azerbaycan'ın bulunduğu coğrafi alanın Doğu-Batı ulaştırma koridorunun ana kısmını oluşturduğunu dikkat çeken milletvekili şunları söyledi: “Modern deniz limanları, hava limanları, demiryolları ve lojistik altyapısı Avrupa ile Asya'yı birleştiren güvenilir bir köprü rolü oynuyor. Bu iş birliği sadece bölgeye değil, daha geniş Avrasya coğrafyasına büyük fayda sağlıyor.

Azerbaycan'ın Türkmenistan ile kültürel ve siyasi yakınlığı uluslararası alanda da kendini gösteriyor. BM Genel Kurulu'nda kabul edilen “Türkmenistan'ın daimi tarafsızlığı” kararnamesinin eş yazarlarından biri Azerbaycan oldu. Bu adım, halklarımız arasındaki dostluğun ve karşılıklı saygının bir sembolü olarak değerlendirildi.

Füzuli – kardeşlik başkentine dönüşüyor. Türkmenistan'ın Füzuli'de cami inşa etmesi, ayrıca Füzuli ve Arkadağ şehirlerinin kardeş şehir olması tarihi bir olaydır. Bu kararlar sadece dini ve kültürel değil, aynı zamanda manevi birliğin güçlenmesi açısından da büyük önem taşıyor. Azerbaycan halkı bu girişimi ebedi kardeşlik desteğinin parlak bir örneği olarak hatırlayacaktır.

Azerbaycan ile Özbekistan ilişkileri ise artık “Müttefiklik Hakkında Anlaşma” seviyesine yükseldi. Bu belge 2024 yılında imzalanarak kardeşlik ilişkilerini stratejik bir düzeye taşıdı.

Özbekistan'ın Karabağ'ın yeniden inşasına verdiği katkılar özellikle vurgulanmalıdır: Füzuli'de Mirza Uluğbey adına ortaokulun inşası, Hankendi'de büyük bir dikiş fabrikasının kurulması, Bakü'de “Özbekistan” parkının yapılması.

Bütün bunlar kardeşlik ilişkilerinin resmi belgelerden çıkarak hayatın çeşitli alanlarına nüfuz ettiğini gösteriyor”.

Enerji ve ulaştırma – geleceğin anahtarı

Röportaj yaptığımız kişi, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın hem enerji kaynakları hem de transit imkanları ile Avrasya coğrafyasında önemli bir jeostratejik konuma sahip olduğunu belirtti. Orta Koridor, Hazar limanlarının gelişimi, demiryolu ve lojistik projeleri üç ülkeyi küresel ticaret haritasının ana merkezine dönüştürüyor.

Enerji alanında da iş birliği genişliyor: SOCAR zaten Özbekistan'da petrol yataklarının işletilmesine başladı, Türkmenistan ile ise geleneksel ortaklık başarıyla devam ediyor. Bu iş birliği önümüzdeki yıllarda bölge için yeni ekonomik fırsatlar yaratacak.

Tarihi Ortak Beyanat

“Zirve görüşünde Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan liderleri “Ortak Beyanat” kabul ederek çok taraflı iş birliğinin ana yönlerini belirlediler. Burada ulaştırma-transit, enerji, kültürel-insani alanlarda iş birliğinin yanı sıra, uluslararası kuruluşlar çerçevesinde karşılıklı destek konuları da tespit edildi.

Ana vurgu, Avrupa ile Asya'yı birleştiren “Büyük İpek Yolu”nun yeniden canlandırılması oldu. Orta Asya ve Hazar havzasının ulaştırma altyapısının güçlendirilmesi Türk dünyasını küresel ekonominin ayrılmaz bir parçasına dönüştürecek.

Karabağ'ın özgürlüğüyle başlayan bu yeni aşama, Türk devletleri için birliğin pekişmesi, iş birliğinin derinleşmesi ve ortak bir geleceğin inşa edilmesi demektir. Azerbaycan ise bu sürecin merkezinde durarak hem tarihi, hem siyasi, hem de manevi liderlik misyonunu başarıyla yerine getiriyor. Karabağ artık sadece Azerbaycan'ın değil, tüm Türk dünyasının birliğinin sembolüne dönüştü” diye milletvekili Mehriban Valiyeva sözlerini tamamladı.