Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, AMEA'nın 80. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen toplantıda Batı Azerbaycan'dan olan soydaşlarımızın geri dönüşünün öncelikli olduğunu bir kez daha beyan etti. Azerbaycanlıların bugünkü Ermenistan'a dönmesinin Ermenistan halkını ve devletini korkutmaması gerektiğini belirtti. Bu, tamamen insani bir meseledir ve Ermenistan bu meseleyi siyasallaştırmamalıdır.
Her halükarda hiçbir güç Azerbaycan'ı bu stratejik hedefinden saptıramaz. Devlet başkanı da her zaman hedeflerimizin stratejik, taktiksel ve uzun vadeli olduğunu belirtmektedir. Defalarca sürgüne maruz kalan vatandaşlarımızın haklarının sağlanması yönündeki adımlar durmamalıdır. Ermenistan'ın bu konuda radikal bir tutum sergilemesine rağmen, Geri Dönüş konseptinin tüm ilkeleri ilgili platformlarda gündeme getirilmekte ve bundan sonra da böyle olmalıdır. Batı Azerbaycanlılara karşı işlenen adaletsizlik ve bu adaletsizliğin sonuçları hiçbir şekilde kabul edilemez.
Bu süreçte bilim insanlarının da üzerine sorumluluk düşmektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de tarihimizi araştırmamız ve tanıtmamız gerektiğini belirtti. Azerbaycan vatandaşları, Azerbaycan gençleri zengin tarihimizi bilmelidirler. Üstünlüğümüz aynı zamanda geniş bir coğrafyada yaşamamıza rağmen hiçbir zaman ayrılıkçı bir tutum sergilemememizdir. Yani Azerbaycan halkı yaşadığı tüm coğrafyalarda istikrarlı bir faktör olmuş, hiçbir zaman ayırıcı çizgiler çekmemiştir. Bu gerçeklerin, ayrıca Batı Azerbaycan'daki milli toponimlerin tahrif edilmesine dair gerçeklerin yer aldığı kaynakların sayısı artmalıdır. Bu, Batı Azerbaycan gerçeklerinin tanıtılması açısından önemlidir.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Göyçe Gölü ile ilgili söylediği sözler Ermenistan'da ciddi endişe yaratsa da mevcut gerçeği değiştirmiyor. Aslında Ermenistan'ı endişelendiren de bizim dayandığımız kesin kaynakların çokluğudur.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı bir kez daha, sivil toplum kuruluşlarının ve aynı zamanda bilim insanlarımızın yeni bilimsel eserler yaratmaya devam etmesi gerektiğini belirtti.
Burada aydınlarımız özel bir faaliyet göstermelidir. Gençlerin de bu süreçte aktif olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Yüksek entelektüel kapasiteye sahip gençlerimiz bilgi ve becerilerini milli çıkarların savunmasına yöneltmelidirler. Dünyanın hangi ülkesinde yaşarlarsa yaşasınlar, devletçilik çıkarlarından hareket etmelidirler. Ne yazık ki, bazı anti-milli unsurlar maddi çıkarlar uğruna ülkemize karşı bir maşa olarak kullanılmaktadır. Onlarda milli hassasiyetin olmaması sadece üzüntü vericidir. Bu tür unsurların ortadan kaldırılması için toplumun tüm kesimleri seferber olmalıdır. Hiçbir şey Azerbaycan'dan ve milli çıkarlarımızdan üstün olamaz. Her Azerbaycanlı bu sorumluluğu üzerinde hissetmelidir.
Milletvekili
Könül Nurullayeva
