Azerbaycan ile Ermenistan barışı hangi sebeplerden Zatulin'i ve onunla aynı düşünceyi paylaşanları endişelendiriyor? – Milletvekilinden yanıt

Azerbaycan ile Ermenistan barışı hangi sebeplerden Zatulin'i ve onunla aynı düşünceyi paylaşanları endişelendiriyor? – Milletvekilinden yanıt

Könül Məmmədova · Siyasət ·


Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Moskova'ya son ziyaretinden sonra haddini aşan gözlerinin öfkesiyle absürt mülahazelerine ve mantıksızlıkla dolu iddialarına sıçrayan Konstantin Zatulin'in “Moskovskiy Komsomolets”te yayımlanan makalesinden anlaşıldığı üzere, Azerbaycan ile savaşta Ermenistan değil, Rusya Devlet Duması'nın en başarısız milletvekillerinden biri olan Zatulin'in kendisi mağlup olmuştur ve Azerbaycan Ordusu sadece işgale değil, aynı zamanda Konstantin Zatulin gibilerin rezil siyasi kariyerine ve iğrenç kurumsal çıkarlarına son vermiştir.

Bunu Trend'e yaptığı açıklamada Milli Meclis Milletvekili Elçin Mirzəbəyli söyledi.

Milletvekili, uzun yıllar boyunca Azerbaycan topraklarının işgal altında kalması için yürütülen teslimiyetçi propagandaların en basit ve en ucuz temsilcilerinden olan Konstantin Zatulin'in ayrılıkçılarla, savaş suçlularıyla aynı tezleri dile getirmesinin, Azerbaycan'ın zaferini ne pahasına olursa olsun küçültmeye çalışmasının tesadüfi olmadığını belirtti:

“Çünkü o, Koçaryan, Sarkisyan ve diğer savaş canileriyle aynı “tabaktan” beslenmiş ve neredeyse tüm siyasi kariyerinin adandığı bir süreçten rüsvay edici bir mağlubiyetle çıkmasını hiçbir şekilde kabul edemiyor.”

Milletvekili, BDT Enstitüsü'nün direktörü olan Zatulin'in makalesinde bir cümlenin diğerini yalanladığını belirtti:

“Zatulin, Ermenistan'ın Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü, sınırlarının dokunulmazlığını ve egemenliğini 1991 yılında tanıdığını hiçbir şekilde kabul edemiyor. Ayrıca Ermenistan'ın Prag'da ve Washington'da imzalanan belgelerde Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tanıması gerçeğini Zatulin ve onun iftiracı ağzının sahipleri hiçbir şekilde hazmedemiyorlar.

Rusya Devlet Duması milletvekilinin, nedense Azerbaycan topraklarının işgal altında olduğu dönemde topraklarımızda askeri cuntanın kurduğu sözde oluşumun hiçbir ülke, o cümleden Rusya tarafından da tanınmadığı gerçeğini, aksine Rusya devlet başkanının Karabağ'ın Azerbaycan'ın uluslararası düzeyde tanınmış toprağı olduğu yönündeki beyanatlarını dile getirmeye cesareti yetmiyor. Belirtmek isterim ki, Alma-Ata beyannamesini imzalayan tüm ülkeler birbirlerinin topraklarını karşılıklı olarak tanımışlardır. O cümleden Rusya da bu belge ve diğer devletlerarası beyanname ve anlaşmalar çerçevesinde Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini tanımıştır.

Paşinyan haklıdır, Azerbaycan topraklarının işgali gerçekten de uzun yıllar boyunca önce Ermenistan, bütünüyle ise bölge için bir boyunduruk rolü oynamıştır. Azerbaycan topraklarının işgalden kurtarılması, aslında çeşitli abartılı ifadeler, propaganda tezleri arkasında gizlenen gerçekleri gün ışığına çıkarmıştır. Kiminin gözü açılmış, kimininse iftira atan dili...

İlginçtir, Zatulin'in tasavvuruna göre Güney Kafkasya'da süreçler nasıl cereyan etmeliydi? Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışın sağlanması hangi sebeplerden Konstantin Zatulin'i ve onunla aynı düşünceyi paylaşanları endişelendiriyor? Yoksa işgal döneminde Rusya'nın niyeti 30 yıla yakın süren müzakerelerde barışın sağlanması değil miydi? Eğer değil idiyse, o zaman şu soru sorulur: Kim kimi aldattı? Hem de 30 yıl? Bir yandan müzakere sürecinde arabulucu olup, diğer yandan ise saldırgana ücretsiz silah-mühimmat, askeri teçhizat vererek işgalin devam etmesini teşvik etmiş, Azerbaycan topraklarının işgali üzerinden Ermenistan'da iktidarı gasp eden askeri canileri desteklemiştir.

Ne oldu, “aldatmak”, “gayri samimi davranış” gibi kavramlar şimdi mi aklınıza geldi?

30 yıla yakın bir milyon Azerbaycanlı kendi doğup büyüdüğü evlerinden sürgün edilmiş, insanlar demir vagonlarda, çadırlarda, yarım kalmış binalarda mahrumiyetler içinde yaşamak zorunda kalmışlardır. Ermenistan'ın işgali altındaki Azerbaycan topraklarında taş üstünde taş bırakılmamış, Azerbaycan halkına ait kültür anıtları, camiler, ziyaretgâhlar, mezarlıklar, konutlar vahşice yıkılmıştır. Bu süre zarfında Zatulin'in şimdi güya savunduğu ülkesi saldırgana “dur” dememiş, “Azerbaycan halkının mirasına dokunma, işgale son ver” dememiş, ama sözde barıştan, yakın komşuluktan, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesinden, ortak değerlerden bahsetmiştir.

Kim kimi aldattı, Zatulin? En büyük yalancı, fitneci, sahtekar sen ve senin gibilerdir. Senin gibi insanlar tüm medeni insanlığın, sağduyulu, barış içinde yaşamak isteyen insanların düşmanıdır. Sana “şer-iftira atma” yazacaktım, ama fikrimi değiştirdim. Çünkü sen şerrin kendisisin.”