ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik sert tehditleri, onu iktidara taşıyan MAGA medya ve nüfuzlu kişiler ağında önemli bir ayrılığa yol açmıştır. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran politikasının MAGA tabanında ciddi bir çatlak yarattığını göstermektedir.
Editörlük, tanınmış isimler Tucker Carlson ve Alex Jones'un ABD Başkanı Donald Trump'a karşı sert eleştirilerde bulunduğunu bildirmektedir. Yeni nesil dijital yayıncılar ve podcaster'lar da ABD Başkanı Donald Trump'tan uzaklaşmaya başlamıştır. Beyaz Saray ise kararların “ulusal çıkarlar çerçevesinde” alındığını savunmaktadır. MAGA hareketinin önde gelen figürleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a dair beyanatlarına açıkça karşı çıkmışlardır.
Tucker Carlson, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını “ahlaki açıdan bozulmuş” ve “şeytani” olarak nitelendirerek, sivillere zarar verecek emirlere karşı çıkmaya çağırmıştır. Alex Jones ise ABD Başkanı Donald Trump'ı “psikolojik sağlık riski” olarak tanımlayarak görevinden uzaklaştırılmasını savunmuştur. ABD Kongresi'nin eski üyelerinden Marjorie Taylor Greene de ABD Başkanı Donald Trump'ın beyanatlarını “şer ve delilik” olarak adlandırarak 25. Madde çerçevesinde görevinden uzaklaştırılması meselesini gündeme getirmiştir.
Sadece geleneksel MAGA figürleri değil, yeni nesil dijital içerik üreticileri de ABD Başkanı Donald Trump'tan uzaklaşmaya başlamıştır. Joe Rogan, İran'a karşı olası bir savaşı “delilik” olarak değerlendirerek, taraftarlarının kendilerini “ihanete uğramış” hissettiğini belirtmiştir. Candace Owens, ABD Başkanı Donald Trump'ı “soykırımcı bir deli” olarak adlandırarak Kongre'ye ve orduya müdahale etmeye çağırmıştır. Komedyen Theo Von ve yayıncı Tim Dillon da ABD Başkanı Donald Trump'ın “Önce Amerika” vaadini sert ifadelerle eleştirmişlerdir.
MAGA içindeki eleştirilerin merkezinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyasının ana sloganı olan “Önce Amerika” yaklaşımından uzaklaştığı iddiası yatmaktadır. Bazı kişiler, ABD Başkanı Donald Trump'ın artık kendi tabanını değil, güçlü çıkar gruplarını düşündüğünü iddia etmektedirler. Bu durum, hareket içinde uzun süredir biriken rahatsızlıkların İran kriziyle birlikte ortaya çıkmasına neden olmuştur. Beyaz Saray ise eleştirileri reddederek ABD Başkanı Donald Trump'ın kararlarını savunmuştur. Sözcü Davis Ingle, ABD Başkanı Donald Trump'ın “ülkeyi korumak ve tehditleri ortadan kaldırmak için kararlı adımlar attığını” belirtmiştir. Açıklamada, İran'a karşı politikaların kamuoyunun baskısıyla değil, doğrudan Amerikan ulusal çıkarları çerçevesinde şekillendiği vurgulanmıştır.
