Azerbaycan Merkez Bankası (AMB) tüketici kredi kartları düzenlemelerinde değişiklik yaptı. AMB'nin yayımladığı açıklamada, bunun borçlanmanın daha sorumlu ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, aynı zamanda halkın aşırı borçlanmasının önüne geçilmesi ve bankacılık sisteminin sermaye dayanıklılığının sağlanması amacıyla yapıldığı belirtildi.
Milletvekili Vüqar Bayramov sosyal medya hesabında söz konusu değişikliği yorumladı.
Son dönemlerde tüketici kredilerinde yaşanan gecikmelerin nedenlerinden birinin, kartlarda müşterinin ödeme gücüne uygun olmayan kredi limitlerinin açılması olduğunu kaydetti:
“Ayrıca, gecikmeler için açıklanamayan yüksek ceza faizlerinin hesaplanması da olumsuz etkiler arasındadır. Ülkede vadesi geçmiş kredilerin miktarı yıl başında 475 milyon manat iken, bu gösterge yılın yarısında 527 milyon manata yükseldi. Yani bu yılın ilk yarısında sorunlu kredilerin hacmi yüzde 10'dan fazla arttı. Aynı dönemde toplam kredi portföyü 24 milyar 890 milyon manattan 25 milyar 991 milyon manata yükseldi. Bu, aynı sürede kredi portföyünün sadece yüzde 4,4 arttığı anlamına geliyor.”
Milletvekilinin sözlerine göre, bu aynı zamanda sorunlu kredilerin hacminin toplam kredi portföyüne kıyasla 2 kat daha fazla artması demektir: “Bu ise bankacılık sektörü için hiç de iyi bir dinamik olarak kabul edilemez. Bir yandan da halkın borç yükünün, harcanabilir gelirdeki payının arttığı gözlemleniyordu. Doğal olarak, tüm bunlar ışığında kredi limitlerinin açılması için yeni kriterlerin belirlenmesine ihtiyaç vardı.
Değişikliklere göre, borçlunun kredi kartı, net vergi sonrası gelirinin maksimum 5 katı ile sınırlandırılıyor. Merkez Bankası, bununla bankaların önleyici olarak riskleri engelleyebileceğini düşünüyor. Değişikliklere göre, nakit varlıklarla, ayrıca banka ve değerli metallerle teminat altına alınmış kredi limitleri, borçlunun net vergi sonrası gelirinin 5 katı normatifinin hesaplanmasından istisna ediliyor.”
V. Bayramov, yeni talebe göre, bu limitin üzerinde olan tüketici kredi limitlerinin toplam miktarının, bankanın kesintilerden sonraki I. derece sermayesinin yüzde 1'inden fazla olmaması gerektiğini belirtti:
“Yani eğer vatandaşın net geliri 1000 manat ise, onun kredi limiti, yani kart aracılığıyla borçlanması 5 bin manattan fazla olamaz. Doğal olarak, vatandaşın başka borç yükümlülükleri varsa, o da dikkate alınacaktır. Eğer borçlanma nakit ise ve teminat altına alınmışsa, o zaman bu kurallar istisna edilir.
Diğer bir kural ise “overdraft” limitlerinin kredi limitleri kavramına dahil edilerek tüketici kredi kartları için krediye dönüştürme katsayısının %40 olarak belirlenmesidir. Tüketici kredi limitlerinin bilanço dışı hesaplarda olduğu sürece, bu limitler için %100 risk derecesi uygulanacaktır.
Şöyle ki, “overdraft” hizmeti ile kart sahibi olan müşteri, hesabında bulunan paradan daha fazla para harcayabilir. Genel olarak, paraya ihtiyacı olan borçlu tarafından kullanılabilen bir kredidir. Unutulmamalıdır ki, bazı bankalar “overdraft” hizmetini kullanarak yüksek faizlerle bazı kart sahipleri için ek finansal yük oluşturmaktadır. Bu açıdan, bu yönde iyileştirmelerin devam etmesine ihtiyaç vardır.
Genel olarak, Merkez Bankası'nın yeni kuralları takdire şayandır ve vatandaşların aşırı borçlanmasını azaltabilir, ancak doğal olarak bu yönde düzenlemelerin daha da derinleştirilmesi öncelik olmaya devam etmektedir.”
