“Dezenformasyon politikasına karşı mücadele her bireyin sorumluluğudur”

“Dezenformasyon politikasına karşı mücadele her bireyin sorumluluğudur”

Sevinc Kərimova · Siyasət ·

Davos Ekonomi Forumu öncesinde açıklanan 2026 yılı küresel riskler raporunda temel tehdit, yeni rekabet döneminde jeopolitik ve ekonomik risklerin artmasıdır. Önümüzdeki iki yıl içinde istikrarsızlık öngörülüyor. Jeoekonomik rekabet ve ekonomik silahlanma, devletler arası çatışmalar, bölgesel istikrarsızlık, uluslararası işbirliğinin zayıflaması, teknoloji odaklı riskler, ekonomik istikrarsızlık küresel sorunlar arasında yer alacak.

Sahte haberler ve dezenformasyon, iki yıllık projeksiyonda ikinci sırada yer alıyor. Ülkemiz için 2026 yılı raporunda da yer alan temel riskler siber güvenlik, yanlış bilgi ve dezenformasyondur.

Azerbaycan aslında uzun yıllardır hedefli dezenformasyon kampanyalarının hedefidir. 30 yıla yakın süren işgal döneminde olduğu gibi, savaş sonrası dönemde de bu kirli kampanya devam ediyor. Sürekli olarak insan hakları ve demokrasi bahanesiyle ülkemize karşı kara propaganda kampanyası yürütülüyor. Hedefli bir şekilde ülkemize karşı gerçeklerin çarpıtılması, sosyal ağlarda troll ağlarının aktifleşmesi, yabancı medyada taraflı makalelerin yayılması gibi araçlara başvuruluyor. Ne yazık ki, bu süreçte milli karşıtı unsurlardan araç olarak yararlanılıyor. Ülke sınırları dışında “blogger” adı altında faaliyet gösteren milli hainler, ticari çıkarları uğruna devletçilik çıkarlarını feda ediyorlar. Genel olarak, yabancı taraflı merkezler için milli karşıtı güçler en kolay araçtır. Onlardan sürekli olarak bu veya başka bir şekilde maşa olarak yararlanılıyor.

Bu tür dezenformasyon, Azerbaycan'ın uluslararası nüfuzuna ve milli çıkarlarına zarar vermeyi hedefliyor.
Ülkemizi hedef alan dezenformasyon politikasına karşı mücadele zorunludur. Bu, her şeyden önce milli güvenliğin korunması için önemlidir. Uluslararası kamuoyuna objektif gerçeklerin ulaştırılması sağlanmalıdır.
Burada medya okuryazarlığının artırılması, uluslararası medya ve platformlarla işbirliği büyük önem taşımaktadır.
Dezenformasyon, XXI yüzyılın en tehlikeli “silahlarından” biridir. Ona karşı mücadele sadece devletin değil, medyanın, sivil toplumun ve her bireyin sorumluluğudur.

Milletvekili
Könül Nurullayeva