2025 yılı 7 Ekim tarihinde Azerbaycan'ın Gabala şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Zirve Toplantısı, Türk dünyasının siyasi ve manevi tarihinde yeni bir sayfa açtı.
Bu Zirve, üye ülkeler arasında hem işbirliği formatı hem de Türk birliğinin stratejik ve manevi entegrasyonunun gerçek bir tezahürü olarak hafızalarda kaldı.
Azerbaycan'ın ev sahipliği yaptığı Gabala Zirvesi, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde Türk devletleri arasında dayanışmanın, güvenlik alanında işbirliğinin ve ortak değerlerin daha da güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım oldu.
Zirvenin en etkileyici ve akılda kalıcı olaylarından biri şüphesiz Füzuli şehrinde Türk devletleri liderlerinin ortak katılımıyla yeni caminin temelinin atılmasıydı.
Bu tören birkaç açıdan özel bir önem taşıyordu.
İlk olarak, bu adım işgalden kurtarılan bölgelerin yeniden imar sürecinin uluslararası düzeyde meşruiyeti etrafında bir dayanışma göstergesiydi.
Türk liderlerinin bu sürece katılımı, hepimiz için ortak bir değer olan İslam'ın birleştirici mahiyetini vurgulayarak, Türk dünyasının manevi gücünü de ortaya koydu.
Duygusal açıdan ise bu tören, milli-manevi değerlerimize yönelik tehditlere ortak bir cevabın göstergesiydi.
Bu nedenle, işgal yıllarında yıkılan ibadethanelerimizin yerine yeniden inşa edilecek bu caminin temelinin ortaklaşa atılması, Türk dünyasının diriliş, inanç ve manevi kardeşliğinin sembolüne dönüştü.
Bu olay aynı zamanda Ulu Önder Haydar Aliyev'in başlattığı özgürlük yolunun, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde manevi bir tamamlanması olarak değerlendirilmelidir.
Füzuli adının Azerbaycan tarihinde zafer ve yeniden doğuşun sembolü olarak kabul edildiği bir sır değildir.
1994 yılının Ocak ayında Ulu Önder Haydar Aliyev'in komutanlığı altında yürütülen meşhur Horadiz muharebeleri, Füzuli rayonunun işgalden kurtarılan kısmına “Küçük Dönüş”ü sağlayan başarılı bir operasyon olarak tarihe geçti.
Bu, o zamanki Azerbaycan devleti ve halkı için çok zor bir dönemde elde edilen ilk askeri ve siyasi zafer olmakla birlikte, devletin, ordunun ve halkın ruhunun dirilişinin başlangıcıydı.
2020 yılında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde Füzuli şehri, İkinci Karabağ Savaşı'nda elde edilen ilk başarılı operasyonların sonucu olarak özgürlüğüne kavuştu.
Şimdi artık çok büyük bir güvenle söyleyebiliriz ki, bu yönde kazanılan bu
zafer de kendi içinde “Büyük Dönüş”ün temelini attı ve Karabağ'da tam egemenliğin yeniden tesisine giden yolun başlangıcı oldu.
2025 yılında "Gabala Zirvesi" çerçevesinde Füzuli'de Türk liderlerinin ortak temel atma töreni ise bu tarihi silsilenin ruhani tamamlanmasına - “Manevi Dönüş” aşamasına dönüştü.
Daha 2016 yılının bilinen "Nisan muharebeleri"nden sonra Başkomutan İlham Aliyev'in girişimiyle Çocuq Mercanlı köyünde Şuşa camisinin aynısı inşa edilmiş, restore edilmiş köye dönecek halka kendi yurduna sahip çıkma yolunda ilk hayır duası da bu Camiden yükselen ezan sesiyle verilmişti.
Bununla da bizim için kendi yurtlarımıza ruhani dönüşümüzle fiziksel dönüşümüzün aynı derecede önem taşıdığı vurgulanmıştı.
Gabala Zirvesi'nde Azerbaycan tarafından ileri sürülen ve kabul edilen önemli girişimlerden biri, Türk devletlerinin ortak askeri tatbikatlarının düzenlenmesi oldu.
Bu karar kesinlikle TDT çerçevesinde tek bir güvenlik felsefesinin oluşmasına yöneliktir.
Bu nedenle, Azerbaycan'da düzenlenecek bu
tatbikatlar öncelikle bölgesel istikrarın ve güvenliğin korunmasına, modern teknolojik ve taktik tecrübe alışverişine, Türk devletleri arasında askeri-siyasi güvenin pekişmesine hizmet edecektir.
Azerbaycan'ın modern savaş tecrübesi ve yenilikçi savunma modeli bu işbirliğinde ülkemizin lider konumunu bir kez daha teyit etmektedir. Ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ileri görüşlü siyaseti sonucunda Türk devletleri arasındaki ilişkiler artık söz birliğinden eylem birliğine dönüşmektedir.
Bunun kanıtı ise Azerbaycan'ın girişimiyle oluşan Orta Koridor, Zengazur bağlantısı, yeşil enerji projeleri ve kültürel-insani işbirliği programlarının Türk dünyasının birliğine pratik katkı sağlamasıdır.
Bugün Azerbaycan hem ekonomik hem de manevi açıdan Türk dünyasının merkezi rolünde yer almaktadır.
2025 yılı Gabala Zirvesi, Türk dünyasının geleceğine yönelik bütüncül bir stratejik konseptin temelini attı.
Füzuli'de caminin temelinin atılması ise bu birliğin manevi sembolüne dönüştü.
Azerbaycan'ın girişimleri, Füzuli üzerinde oluşan tarihi hafıza ve İlham Aliyev'in liderliğinde yürütülen siyaset bir kez daha gösterdi ki, şu anda lokomotifi Azerbaycan olan Türk dünyasının büyük geleceğine yönelik stratejik planların temeli kadim başkent Gabala'da, ruhani temeli ise Füzuli'de atılıyor...
Yolumuz açık olsun !!!
Bahar Muradova
Aile, Kadın ve Çocuk Sorunları Devlet Komitesi Başkanı





