Çocuklar hepimizin kolektif sorumluluğudur. Onların fiziksel ve psikolojik güvenliği sadece ebeveynin değil, tüm toplumun yükümlülüğüdür. Ancak ne yazık ki, bazı durumlarda çocuklar en çok güvendikleri insanlar tarafından istismara uğramaktadır.
İstismarın en ağır biçimlerinden biri — çocuğa yönelik cinsel nitelikli istismardır ve çoğu zaman gizlenir, tanınmaz veya sessizlikle karşılanır. Bu ise çocuğun duygusal ve psikolojik sağlığında derin izler bırakır.
Bu sadece kızlara ait değil.
Çocuğa yönelik cinsel nitelikli istismar sadece kız çocuklarını değil, her çocuğu - cinsiyetinden ve yaşından bağımsız olarak hedef alabilir. Cinsiyet, yaş, aile durumu ve sosyal çevre hiçbiri çocuğu tam olarak korumaya yetmez.
Belirtileri nasıl tanırız?
İstismara maruz kalan çocuk bunu her zaman sözle ifade etmez. Ancak beden dili ve davranış değişiklikleri çok şeyi söyleyebilir:
Kapanma, içine kapanma
Gece korkuları, kabuslar
Bedene dokunmaktan kaçınma
Cinsel organlarda ağrı veya rahatsızlık
Yaşına uygun olmayan davranışlar veya cinsel nitelikli sözler
Belirli yetişkinlere karşı güçlü korku veya itaatkarlık.
Bu belirtiler farklı sebeplerle de ilgili olabilir, ancak göz ardı edilmemeli, dikkatle araştırılmalıdır.
Susmak – razılaşmak değil mi?
Cinsel nitelikli istismara maruz kalan çocuklar çoğu zaman konuşamazlar:
Utanırlar, korkarlar, kendilerini suçlu hissederler veya sadece inanan olmayacağından çekinirler. En tehlikelisi ise, yetişkinlerin “şüphelendik, ama karışmadık” pozisyonudur.
Bu konuya sadece hukuki değil, psikolojik ve insani yaklaşımla bakmak önemlidir. Çocuk bir kez içten kırılırsa bu yara yıllarca iyileşmeyebilir.
Ebeveynlere ve topluma çağrı!
Çocuklarınıza konuşma hakkı ve güvenlik hissi verin
“Ayıptır”, “sakin ol”, “konuşma” gibi ifadelerle onların içgüdüsel sinyallerini bastırmayın.
Davranışlarında değişiklik veya rahatsızlık hissediyorsanız, ertelemeden uzmana başvurun.
Bakmakla değil, görmekle başlar her şey
Çocuk istismarı — sadece hukuki bir mesele değil, ahlaki ve sosyal bir sorumluluktur. Biz sustukça, bu durumlar devam eder. Her yetişkinin vatandaş ve insan olarak görevi — görmek, korumak ve müdahale etmektir.
Unutmayalım: çocuk konuşmuyorsa, bu, hiçbir şey olmuyor demek değildir.
Bazen en büyük tehlike sessizliktir.
Sebine İsmayılova-psikolog-viktimolog-arabulucu
