Sağlığın aynası – gerekli muayene

Sağlığın aynası – gerekli muayene

Aytac Dəniz · Səhiyyə ·

Şu anda doktorlar, çoğu hastalığın yaşa bakılmaksızın gençleştiğini belirtiyor. Hangi tıp kurumuna giderseniz gidin, uzun kuyruklarla karşılaşıyorsunuz. Doğrudur, bu durum ülkemizde zorunlu sağlık sigortasının uygulanmasından sonra daha yaygın bir hal aldı. Çünkü maddi imkanlara bağlı olarak düşük gelirli aileler için bazı muayenelere erişim sağlandı. Uzmanlar, herkesin yılda bir kez "check-up" muayenesi yaptırmasını tavsiye ediyor.

"Check-up" muayenesi, hasta olmayan insanların sağlıklarını düzenli olarak kontrol etmek, hastalıkları erken evrede tespit etmek ve önlemek için yapılan tıbbi muayene kompleksidir. Şikayeti olmayan tüm yaş grupları için yılda bir kez yapılması önerilen bir tarama hizmetidir. Şimdi 18-20 yaşındaki bir gencin de, 50-60 yaşındaki bir insanın da aynı hastalıklarla karşılaştığını düşündüğünüzde, "check-up" yaptırmayı düşünüyorsunuz. Ancak mesele şu ki, yaşlı ve genç iki insanın tedavisi ve iyileşmesi zaman açısından farklılık gösterir. Genç organizma tedaviye daha hızlı tepki verir ve çabuk iyileşir. Yaşlı insanlarda ise bu süreç çok yavaş ilerler ve tedavi bazen olumlu sonuç vermez.

Acaba 60 yaşından sonra insana hangi muayeneler önemlidir? Bu soruyla tıp bilimleri doktoru, sağlık uzmanı Yazgül Abdıyeva'ya başvurduk. Doktor, belirli bir yaştan sonra herkes için gerekli olan muayenelerden bahsederek şunları söyledi:

– Bu konudan bahsederken çok geniş bir liste ortaya çıkıyor. Bilim insanları, yürüttükleri araştırmalara ve deneyimlere dayanarak, 60 yaşından sonra potansiyel hastalıkları erken tespit etmek için düzenli olarak kapsamlı muayenelerden geçmenin önemli olduğu sonucuna varmışlardır. Bu durumda, bir soruya cevap vermek zorunda kalıyoruz: Acaba onlarca testten geçmek gerçekten önemli midir, yoksa muayene ve sağlıkla ilgili daha makul bir yaklaşım var mı? Belki de tüm organları MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) ile muayene etmek daha uygundur?

– Siz böyle mi düşünüyorsunuz?

– Tamamen o fikirde olduğumu söyleyemem. Böyle düşünmek için öncelikle temel konsepti netleştirmeye değer. Tıbbi muayene sadece "her ihtimale karşı" bir test, analiz değildir; bu, ciddi hastalık ve ölüm riskini azaltmaya yönelik bilimsel, tıbbi olarak güvenilir ve spesifik testler, analizler bütünüdür. Uzun süreli araştırmalarla, 60 yaş üstü insanlar için kanıta dayalı tıbbın temel tavsiyelerinin birkaç ana alanda özetlenebileceği sonucuna varılmıştır.

– Bunlar hangi alanlardır ve muayeneler nasıl yapılır?

– Öncelikle şunu söyleyebilirim ki, bunlardan biri ve önemlisi kolorektal kanser muayenesidir. Bu muayeneyi yapmak için kolonoskopi veya daha az invaziv dışkıda gizli kan testi kullanılır. Bu testler, sorunları en erken, çoğu zaman belirtiler fark edilmeyen aşamada tespit etmeye olanak tanır.

Bir sonraki muayene kardiyovasküler risklerin (kan basıncı, şeker, kolesterol) izlenmesidir. Bu göstergelerin düzenli izlenmesi, kalp krizi, inme ve diyabeti önlemeye yardımcı olabilir. Örneğin, kalp ve damar hastalıkları her zamanki gibi ölümlerin ana nedenlerinden biri olmaya devam ettiği için, sadece kan basıncını ölçmek en erişilebilir izleme yöntemidir.

Glikoz (şeker) ve kolesterol testleri 40 yaş üstü herkes için her yıl yapılmalıdır. Kan basıncı yılda en az bir kez doktor tarafından, risk faktörleri mevcut olduğunda ise düzenli olarak evde ölçülmelidir.

– Bu muayene testleri her iki cins için de geçerli midir?

– Her iki cins için de geçerlidir, ancak farklı şekilde uygulanır. Kadınlar için bu yaşta mamografi önerilir. Bu, meme kanserinin erken tespit edilmesi için temel yöntemdir. Birçok Avrupa ülkesinde bu test, genel pratisyen rezidentin sevkıyla onkolojik tarama programının bir parçası olarak mevcuttur. Bizde ise kanser şüphesi belirtileri görüldüğünde bu muayene önerilir. Bunun dışında, servikal kanser muayenesi (sitoloji ve HPV sürüntüsü) yapılır. Bu test, aynı zamanda onkolojik tarama programına dahildir. Bu, insan papilloma virüsü (HPV) tarafından tetiklenen kanser öncesi değişiklikleri belirlemeye yardımcı olur.

30 ile 65 yaş arası muayene sıklığı sonuçlara bağlıdır. Muayenede HPV tespit edilmezse, her 5 yılda bir test yapmak yeterlidir. Ancak analizlerde HPV pozitif çıkarsa, test her yıl veya doktorun tavsiyesiyle bireysel olarak yapılır. 65 yaşından sonra ise endikasyon olmasa bile bu muayene testi yapılır.

Erkeklerde ise PSA (prostat spesifik antijen) testi evrensel değildir ve esas olarak, belirgin şikayeti olmayan erkeklerde ön tanı için uygundur.

Bunun dışında, Kemik Densitometrisi (Kemik Yoğunluğu Değerlendirmesi) muayenesi yapılır. Bu tanı yöntemi, osteoporozu, yani kemiklerin kırılganlaştığı ve kırık riskinin arttığı bir durumu tespit eder. Avrupa'da bu test, yüksek risk grubundaki tüm kadınlar (örneğin, düşük kilo, kalsiyum ve D vitamini eksikliği veya erken menopoz yaşayanlar) ve erkekler için bireysel endikasyonlara göre önerilir.

– Peki hangi testlerin yapılmasına gerek yoktur?

– Doğru soru. Bazı testler vardır ki, onların "her ihtimale karşı" yapılması genellikle faydalı değildir ve yanlış alarm sinyallerine, gereksiz tekrarlayan muayenelere ve kaynak israfına neden olabilir. Bunlardan biri, belirgin tıbbi endikasyonlar olmadan tüm vücudun veya bireysel organların MRG muayenesidir. Bunun dışında, hastalık olmadığı takdirde, sık sık genel kan testleri (örneğin, aylık) yaptırmak da önerilmez. Bazen insanlar kendilerinde herhangi bir rahatsızlık hissettikleri anda kanserin erken muayenesi için tümör belirteçleri (örneğin, CEA, CA-125 vb.) için kan testleri yaptırırlar. Bu kabul edilemez. Çünkü bu muayenelerin sonuçları alınana kadar kişinin yaşadığı duygu, heyecan sağlığını etkileyebilir. Aynı zamanda, doktor tavsiyesi olmadan mikroelementlerin ve hormonların (D vitamini, ferritin, tiroid hormonları vb.) derin analizine de gerek yoktur. Ne kadar erken teşhisin tedavinin ana şartı olduğunu söylesek de, bilim ve yürütülen araştırmalar, doktor tavsiyesine mutlaka uyulması, muayenelere sadece ihtiyaç olduğunda, onun göstergesiyle gidilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır.

Xalq Qəzeti