Pensilvanya'da kapanan Homer City kömür santralının büyük ölçekli bir yapay zeka veri merkezi kampüsüne dönüştürülmesi, ABD'deki enerji talebindeki keskin sıçramayı yeniden gündeme getirdi. Yeni tesis, yedi adet 30 dönümlük doğalgazla çalışan santral tarafından beslenecek ve Philadelphia'nın şehir merkezindeki tüm konutların tükettiği kadar elektrik tüketecek.
Editörlük haberine göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin ülke genelindeki elektrik tüketimindeki payı %10'u aşabilir ve bu, mevcut göstergeden %60-150 oranında bir artış anlamına geliyor. Bu miktar, bir yıl içinde 16 Chicago'nun enerji talebine eşdeğer olarak hesaplanıyor. Talep artışı karşısında, teknoloji şirketlerinin daha önce verdiği temiz enerji taahhütlerini yerine getirmekte zorlandığı bildiriliyor. Google, 2030 için belirlenen sıfır emisyon hedefine ulaşmanın zaten "çok zor" olduğunu kabul ediyor ve doğalgazın boşluğu doldurduğunu açıklıyor.
Ülke genelindeki diğer büyük ölçekli projeler de enerji yükünü artırıyor. Teksas'ın Panhandle bölgesinde nükleer reaktörlerle donatılacak 5.800 dönümlük bir tesis, Cheyenne'de 10 gigavatlık bir kampüs ve Meta'nın Louisiana'da Manhattan uzunluğunda planladığı tesis, büyük enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. ABD'nin 65 milyon tüketicisini kapsayan PJM enerji sistemi ise federal düzenleyicilere başvurarak ek veri merkezlerinin sınırlandırılmasını talep etmiş ve mevcut şebekenin ek yükü taşıma kapasitesinin olmadığını belirtmiştir.
Uzmanlar, yapay zeka altyapısının genişlemesinin ulusal elektrik şebekesinin uzun vadeli sürdürülebilirliği için ciddi bir sınav olduğunu belirtiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintili doğası ve batarya teknolojilerinin henüz istenen ölçeğe ulaşamaması karşısında, doğalgaz ana alternatif olarak öne çıkıyor. Bu durum, teknoloji şirketlerinin iklim taahhütleri ile fiili enerji politikaları arasındaki çelişkiyi daha da keskinleştiriyor.
